İmtiyaz Sahibi Şahin Enver AYDIN
[email protected]

Hızın Kölesi Olduk: Yavaşlamanın Lüks Sayıldığı Bir Çağda Yaşamak

22 Ocak 2026 05:03

Her yere yetişmeye çalışırken hiçbir yerde olamadığımızı fark ettiniz mi? Hızın 'makbul', yavaşlamanın ise 'vakit kaybı' sayıldığı bu çağda, aslında en çok kendimizi ıskalıyoruz. Trafikteki o iki saniyelik sabırsızlıktan hayatın derinliğine bir bakış: Durup nefes almanın, kendimize bir iyilik yapmanın vaktidir.

Her yere yetişmeye çalışırken hiçbir yerde olamadığımızı fark ettiniz mi? Hızın 'makbul', yavaşlamanın ise 'vakit kaybı' sayıldığı bu çağda, aslında en çok kendimizi ıskalıyoruz. Trafikteki o iki saniyelik sabırsızlıktan hayatın derinliğine bir bakış: Durup nefes almanın, kendimize bir iyilik yapmanın vaktidir.

Dün sabah trafikteyim... Yeşil ışık yanar yanmaz önümdeki araç hareket etmedi diye kornaya nasıl asıldığımı fark edince bir an durup kendimden utandım. Alt tarafı iki saniye... Sadece iki saniye bekleyemediğim için tansiyonum çıkmış, sabah sabah huzurum kaçmıştı. Dikiz aynasından kendime baktım: "Nereye yetişiyorsun?" diye sordum. Cevap yoktu. Sadece anlamsız bir telaş, bir yerlere geç kalma korkusu...

Artık hayatı yaşamıyoruz, adeta içinden bir mermi gibi geçip gidiyoruz. Her şeyin "en hızlısı" kıymetli şimdi. İnternet hızlı olsun, yemek hemen gelsin, karşımızdaki lafı uzatmasın, dizi bir oturuşta bitsin... Hızlandıkça vakit kazandığımızı sanıyoruz ama aslında en büyük servetimizi, yani "o anı" kaybediyoruz. Durup bir çiçeği koklamak, yağmuru izlemek ya da sadece hiçbir şey yapmadan oturmak artık bir lüks, hatta bir "zaman günahı" gibi görülüyor.

İşin acı tarafı, bu sürat bizi sadece sabırsız değil, yüzeysel de yaptı. Birine "Nasılsın?" diye soruyoruz ama cevabını bekleyecek mecalimiz yok. "İyidir" deyip geçsin istiyoruz; çünkü iki çift lafın belini kıracak o geniş zamanları çoktan çöpe attık. Gazetecilikte de durum farklı değil. Bir haberi tartmak, doğruluğuna bakmak yerine "en önce ben paylaşayım" yarışındayız. Maalesef hız, hakikatin en büyük düşmanı oldu.

Ben artık bu yarıştan yorulmaya başladığımı hissediyorum. Bir yerlere yetişirken yanından geçtiğim ağaçları, dostlarımın yüzündeki yorgun çizgileri, çocukların o hesapsız neşesini ıskalamak istemiyorum. Hayat, biz onu en hızlı şekilde tüketmeye çalışırken avucumuzdan kayıp giden bir kum saati gibi. Üstelik o saati ters çevirme şansımız da yok.

Belki de kendimize bir iyilik yapmalı ve bazen bilerek yavaşlamalıyız. Telefonu evde bırakıp yürümeli, çayın demlenmesini sabırla beklemeli, bir kitabı sindire sindire okumalıyız. Çünkü hayat koşarken değil; durup nefes aldığımızda, o anın tadına vardığımızda gerçekten başlıyor.

Siz bugün kendiniz için ne kadar durdunuz? Eğer bu satırları okurken bile bir sonraki işinizi düşünüyorsanız, gelin beraber bir nefes alalım. Dünya biz yavaşlasak da dönmeye devam edecek; ama biz yavaşlamazsak dünyayı hiç göremeyeceğiz.

Yorumlar (0)

Kalan karakter : 450
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!

Yazarın Diğer Yazıları

Kar Değil, Hazırlıksızlık Esareti: Malatya’nın Kış İmtihanı
19 Ocak 2026 05:03

Her Şeyi Biliyoruz Ama Hiçbir Şeyi Anlamıyoruz
18 Ocak 2026 05:03

Nereye Dönsem Bir Boşluk: Hafızamdaki Malatya’yı Arıyorum
15 Ocak 2026 05:03

Malatya’da Betonun Arasında Unuttuğumuz Bir Şey Var: Biz
13 Ocak 2026 05:03

Kar Kış Demeden: Malatya'da Yeni Bir Şehir Yükseliyor
27 Kasım 2024 05:03

Malatya'nın Gençleri, Depremin Gölgesinde Sporla Yükseliyor!
16 Eylul 2024 05:03

Başkan Er'in Yeni Malatya Spor Ziyareti: Gecikme mi, Zamanlama mı? Umut Işığı mı, Yoksa Teselli mi?
13 Eylul 2024 05:03

Yıkıntılar Arasında Umut: Malatya Esnafının Deprem Sonrası Mücadelesi
12 Eylul 2024 05:03

Malatya'da Deprem Sonrası Konteyner Kentlerde Yaşam: Geçici Yuvalardan Kalıcı Mutluluğa
09 Eylul 2024 05:03

Haksız Saldırılara Karşı Dimdik Bir Duruş: Başkan Sami Er
07 Eylul 2024 05:03

Malatya'da Yıkım Çalışmaları ve Kışla Caddesi'nin Yeni Yüzü: Bir Dönüm Noktası
06 Eylul 2024 05:03

Yeni Malatyaspor: Bir Depremin Gölgesinde Sürünen Bir Kaplan
05 Eylul 2024 05:03

Vedaların ve Yeni Başlangıçların Ayı : Eylül
05 Eylul 2024 05:03

Malatya Depremi Sonrası Sosyal Medya ve Bilgi Kirliliği: Bir Değerlendirme
03 Eylul 2024 05:03

Yapay Zekâ: Geleceğin Akıllı Asistanı
01 Eylul 2024 05:03

Bin Düşün Bir Konuş
30 Nisan 2021 05:03

Biliinçaltının Keşfi
21 Nisan 2021 05:03

Bilinçaltının Yaşamımıza Etkisi
17 Mart 2021 05:03

DEĞİŞİM VE GELİŞİM BİLİNÇLİ ÇABA İSTER.
11 Mart 2021 05:03

Bilinçaltı Mekanizması
01 Mart 2021 05:03

Tüm Yazılar