Dr.Fatih YALINIZ
[email protected]

İNSÜLİN DİRENCİ

15 Haziran 2021 03:57

İşlenmiş gıdalar, karbonhidrat ağırlıklı beslenme ve hareket azlığı nedeniyle görülme sıklığı artan insülin direnci; kanser, obezite, tansiyon, diyabet, felç, karaciğer yağlanması gibi pek çok ciddi hastalığa davetiye çıkarırken, kilo verememenin arkasında yatan önemli sağlık problemleri arasında yer alıyor. Bazı önemli noktalara dikkat etmek ve yaşam tarzında yapılacak birkaç küçük değişiklik insülin direncini dengelemek için yeterli olabiliyor.

İNSÜLİN DİRENCİ NEDİR?

İnsülin direnci, tüketilen şekerli ve unlu, hamur işleri, ekmek, makarna, pirinç gibi karbonhidratı bol gıdaların beslenme alışkanlığı haline dönüştürülmesiyle gelişen bir hastalıktır. Karaciğerde yağlanmaya yol açmasının yanında kalp ve beyin gibi hayati organlara da etki ederek kalp krizi, felç gibi hastalıklara davetiye çıkarmaktadır. Pankreas bir müddet sonra insülin üretmekten yorularak tembelleşir ve kan şekeri düzeyi yükselmeye başlar.  Buna bağlı olarak ilk önce kan şekeri düşüklüğü, çabuk acıkma sonrasında ise kendini şeker hastalığı olarak belli etmektedir. Şeker hastalığı yatkınlığına sebep olması haricinde obezite, adet düzensizliği, kısırlık, kilo vermekte zorlanma, gut hastalığı, yüksek tansiyon, fibrokistik meme hastalığı, kısırlık, yumurtalıklarda kist, kalp krizi, felç, kolesterol, trigliserid yüksekliği ile meme, akciğer, pankreas, prostat, karaciğer, kalın bağırsak kanseri gibi birçok ciddi hastalığa zemin hazırlamaktadır.

İnsülin pankreastan salgılanan şeker metabolizmasını düzenleyen bir hormondur. İnsülin bu düzenlemeyi yaparken “insülin reseptörü” adı verilen bir yapıya bağlanır ve aktive olur. Bu reseptör, çeşitli nedenlerle insülinin bağlanmasına izin vermez ise; insülin kanda yeterli miktarda olduğu halde görev yapmıyormuş izlenimi verir.

İnsülin direnci, vücuttaki şekeri kontrol etmek için salgılanan insülinin etkisini göstermesindeki zorluk olarak tanımlanabilir. Normal şartlarda vücut şekeri 1 ünite insülin ile kontrol altına alabiliyorken insülin direnci olan hastalarda vücut 2–3 ünite insülin salgılamak durumunda kalır.  İnsülin direnci arttıkça, şeker kontrolünü sağlamak için insülin de artmış olur. Bu da vücutta gereğinden fazla insülin salgılanması anlamına gelir.

Tüm dünyada ve ülkemizde giderek artan obezite ve diyabet görülme sıklığı, “insülin direnci” olarak adlandırılan metabolik sorunu da beraberinde getiriyor. Vücuttaki yağ oranının artması insülin direncine, insülin direnci de vücuttaki yağ oranının artmasına yani obeziteye neden oluyor. Protein metabolizması, üreme ve bağışıklık gibi birçok sistemi etkileyen insülin direncinin tedavi edilebilmesi için öncelikle beslenme ve egzersiz alışkanlıklarının gözden geçirilmesi gerekiyor.

İnsülin direnci insülinin vücutta depolanmasına neden olduğu için kilo alımına, karaciğer yağlanmasına, kalp ve damar hastalıklarına neden olabilir. İnsülin direnci sorunu olanlar spor yapıp dengeli beslenseler dahi kilo vermekte zorlanırlar. Çünkü fazlasıyla salgılanan insülin, alınan gıdaların yağ olarak depolanmasına neden olur. Giderek daha çok salgılanmak zorunda kalınan insülin zaman içinde pankreası yorar. İnsülin direnci zamanla pankreas yetmezliği ve diyabet hastalığına kadar gidebilen ciddi bir tablo karşımıza çıkabilir.

İnsülin direnci dengelendiğinde vücutta ne gibi değişiklikler meydana gelir?

İnsülin direnci dengelendiğinde vücutta meydana gelen değişimler şöyle sıralanmaktadır:

  • Hipoglisemi sorunu ortadan kalkıyor.
  • Tatlı krizleri, açlık nöbetleri yok oluyor.
  • Uyuklamalar, sinirlenmeler, öfkeler, anlamsız, aşırı ve ani tepkiler, uyku bölünmeleri, çarpıntı ve terlemeler tarihe karışıyor.
  • Kilo vermek kolaylaşıyor. Verilen kilolar geriye alınmıyor.
  • Kan şekeri yükselmeleri sona eriyor. Şeker hastası olmanın önüne geçilebiliyor.
  • Kan yağları dengeleniyor.
  • Trigliserid normale dönüyor.
  • İyi kolesterol HDL yükseliyor. Total kolesterol düşüyor.
  • Kan basıncının dengelenmesi kolaylaşıyor.
  • Karaciğer yağlanması ortadan kalkıyor.

Yorumlar (0)

Kalan karakter : 450
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!

Yazarın Diğer Yazıları

ROMATİZMAL HASTALIKLARDA BESLENME
31 Mayıs 2021 03:57

Glutatyon Tedavisi Nedir? Nasıl Uygulanır, Faydaları Nelerdir?
03 Mayıs 2021 03:57

OZON TEDAVİSİ NEDİR?
11 Mart 2021 03:57

Migren Tedavisi
27 Şubat 2021 03:57

Koronavirüs (Covid-19) Beslenme Önerileri
20 Şubat 2021 03:57

Tüm Yazılar