"Kötü Kadar İyi Haber de Kalp Krizine Sebep Olabiliyor"
Gündem, 18 Nisan 2022 01:36Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ramazan Özdemir, "Hızlı bir sevinç kalp ya da kan hormonlarının ani yükselmesi o damardaki plakaların çatlamasına neden olarak pıhtı oluşturup kalp krizine neden olabiliyor." dedi.
Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ramazan Özdemir, ani ve aşırı stres ile sevinç veya üzüntünün kalp krizi geçirilmesine neden olabileceğini belirterek, "Çok üzücü veya çok sevindirici bir haber alan bir kişide, kanda başta adrenalin olmak üzere bazı hormonların ani yükselişi sonucu, kalp damarlarının duvarlarındaki plakların çatlaması ve buna bağlı pıhtı oluşumu sonucu bazen de ritim bozukluğu nedeniyle ani kalp krizleri ve ani ölümler gelişebilir." dedi.
Özdemir, 11-17 Nisan Kalp Haftası nedeniyle AA muhabirine, kalp damar hastalıklarının dünyada en fazla ölüme neden olan hastalık grubu olduğunu söyledi.
Kalp hastalıklarının eskiden belli bir yaşın üzerinde görüldüğünü ancak günümüzde bunun arttığını hatta çocukluk yaşlarından itibaren görülebildiğini dile getiren Özdemir, "Bu durum toplumların alışkanlığından, yeme alışkanlığından, hareketsizliğinden kaynaklanıyor. Özellikle bilgisayar çağında çocukların çok daha az hareket etmesi ve sürekli olarak hazır gıdalar tüketmesi kalp damar hastalıklarının risklerini arttırıyor." diye konuştu.
Özdemir, kalp damar hastalıklarında genetiğin çok önemli etken olduğunun altını çizerek, şöyle devam etti:
"Türkiye'de yaşayanların Avrupa'ya göre hem erkek hem kadın olarak daha fazla koroner arter hastalığına yakalanma, kalp krizi geçirme riski var. İnsanlarımızın kalp krizini önlemeye yönelik risk faktörlerini en aza indirmesi gerekiyor. Bundan korunmak için hareket etmek yani egzersiz yapmak, az ve yağsız yemek, sigaradan uzak durmak lazım. Bunların içerisinde değiştiremediğimiz tek şey genetik faktörler. Tansiyon, sigara, kolesterol yüksekliği, şeker hastalığı var ise bunları önce kontrol altına almak lazım. Bunlar gerek ilaçlarla gerek daha fazla egzersizle, yeme alışkanlıklarını değiştirerek, örneğin Akdeniz diyetine geçerek, yağsız kırmızı et gibi besinler tüketerek daha çok yeşil sebze, meyve, sulu yemekler yiyerek, söz gelimi Türk mutfağına yönelerek bunları aza indirebiliriz. Daha fazla hareket, yürüyüşler yaparak, bisiklet sürerek veya yüzerek bunları tabii ki daha düşük seviyeye indirebiliriz."
"Sevindirici haberleri daha uygun bir şekilde söylemekte fayda var"
Damarların içerisinde "plak" denen yapıların olduğunu anlatan Özdemir, hormonların çok aşırı yükselmesi, ani ve aşırı stres, ani bir sevinç ya da üzüntünün damar içerisinde plakaların yırtılmasına ve pıhtı oluşup kalp krizi geçirilmesine sebep olabildiğini ifade etti.
Prof. Dr. Özdemir, bu durumun bazen ritim bozukluğuna da neden olabildiğine dikkati çekerek, şunları söyledi:
"Çok üzücü veya çok sevindirici bir haber alan bir kişide, kanda başta adrenalin olmak üzere bazı hormonların ani yükselişi sonucu, kalp damarlarının duvarlarındaki plakların çatlaması ve buna bağlı pıhtı oluşumu sonucu bazen de ritim bozukluğu nedeniyle ani kalp krizleri ve ani ölümler gelişebilir. Yani ani sevinç ve ani üzüntü aşağı yukarı aynı etkiyi yapabilir. Hızlı bir sevinç kalp ya da kan hormonlarının ani yükselmesi o damardaki plakaların çatlamasına neden olarak pıhtı oluşturup kalp krizine neden olabiliyor. Bunun yanında ritim bozukluğuna neden olup öldürücü olabiliyor. Sevindirici bir haberin önlemini alamazsınız. Tabii, bir sevindirici bir haber geldiğinde 'Ben az sevineyim, işte kalp krizi geçiririm' diye bir şey yok. Bu tamamen bünyeyle alakalı ama onun temeline de baktığınızda aslında yine damarda o plakanın çatlamasına bağlı. Sevindirici haberleri de daha uygun bir şekilde söylemekte fayda var."
"Kan sulandırıcı kullanmak, altta bir risk faktörü yok ise doğru değil"
Kan sulandırıcıların balon stent yapılmış, beyne pıhtı atmış, kalp kapağı değişmiş veya metal kapak takılmış hastalara verildiğini belirten Özdemir, kalp kapağı değişen hastaların ömür boyu kan sulandırıcı ilaçları kullandığını dile getirdi.
Bunların toplumda yaygın kullanılan bir ilaç olduğunun altını çizen Özdemir, "Yani rastgele verilen veya hastaların kendiliğinden almış olduğu bir ilaç. Kan sulandırıcı kullanmak, altta bir risk faktörü yok ise doğru değil. Çünkü uzun sürede baktığınızda, çok yararlı bir etkisinden ziyade, özellikle yaşlı hastalarımızda, bağırsak kanamalarına, çeşitli başka kanamalara, göz içi kanamalarına neden olup bazen öldürücü de olabiliyor." dedi.
Prof. Dr. Özdemir, kan sulandırıcı kullanırken dikkatli olunması gerektiğini, kalp kapağı değişmeyen, balon stent ve bypass yapılmayan kişilerin bunu kullanmasının çok uygun olmadığını bildirdi.
Kovid-19 döneminde de hastaların söz konusu ilaçları kullanabildiğinin altını çizen Özdemir, "Tabii bazen doktor önerisi de oluyor ama doktor önerisi dışında da hastalar kendiliğinden böyle kan sulandırıcı ilaçlar kullanıyorlar. Kovid-19 sürecinde de aslında söylenen ya da önerilen süre zaten 1 aydı. Ama bazen kan sulandırıcıları kişiler 1 ay değil, uzun süreli kullanıyorlar. Bu tehlikeli, kesinlikle doğru bulmuyoruz. Ayrıca kan sulandırıcıları genetik bir yatkınlık, damarlarında daha önce gösterilmiş bir plak vesaire yok ise kullanmaları uygun değil." değerlendirmesini yaptı.
Prof. Dr. Özdemir, "40 yaş üstü kan sulandırıcı kullansın" şeklinde bir tanımın doğru olmadığını vurgulayarak, "Ailede yatkınlık varsa 'kullanın' diyoruz ama diğer şekilde rastgele kullanmak doğru değil. Yani kan sulandırıcının kendisi yarardan çok zararlı olabiliyor, hastanın ölümüne neden olabiliyor. Kesinlikle doktor kontrolünde, doktorun önerisi doğrultusunda ve önerdiği sürede kan sulandırıcıları ilaçlarını kullansınlar." şeklinde konuştu.
Gündem, 18 Nisan 2022 01:36
Yorumlar (0)
Boyraz: Tüm İlçelerimizin Ticaret Ve Tarım Gücünü Dinç Tutacak Projeler Hazırlıyoruz
Kültür Mahallesi’nde Değişim Başladı: Yeni Yaşam Alanı Yükseliyor
Başkan Taşkın’dan Milletvekili Tüfenkçi İle Mahalle Ziyareti
Başkan Er: "Malatya’yı Daha Dirençli Ve Yaşanabilir Bir Kent Haline Getiriyoruz"
Büyükşehir Belediyesinden Yeşil Alan Ve Peyzaj Çalışması
Başkan Özakalın'ın Katılımıyla Aziziye Besi TDİOSB toplantısı yapıldı
Çankaya’da Çocuklara Ücretsiz Eğitim Ve Gelişim Desteği
Boyraz: Bizim Partimiz Yok, Sorumluluklarımız Var; Tek Hedefimiz Malatya Kazansın
Elazığ Belediyesi'nden Sosyal Destek: Halk Ekmek Tesisinde Üretim Kesintisiz Sürüyor
Malatya Kent Müzesi Daha İşlevsel Hale Getiriliyor
Battalgazi’de Semt Pazarlarına Yönelik Denetimler Sürüyor
Başkan Er: "Malatya Gastronominin Merkezi Olacak”
Boyraz: Malatya’da Ayrışmanın Ve Ötekileştirmenin Olmadığı Bir Birlik İstiyoruz
Mehmet Zahit Tokgöz: Sivas’ın Sesini Ankara’ya Taşımaya Devam Edeceğiz
Sürsürü Mahallesi’nde Kapsamlı Temizlik Seferberliği
TSO’nun Yapılandırma İmkanı Üyelerden Tam Not Alıyor
Gazze’de Sadece Açlık Değil, Salgın Riski de Büyüyor
Şahnahan’ın Doğalgaz Talebine Başkan Geçit’ten Çözüm Hamlesi!
Alzheımer-Demans Gündüz Yaşam Merkezi’nin Yapımı Sürüyor
Malatya’da 4 kilo 875 Gram Metamfetamin Ele Geçirildi
Boyraz’dan MİAD’a Ziyaret: “Malatya Ekonomisini Birlikte Ayağa Kaldıracağız”
Tuğba Ece Yörük: “Gönül Hesabımı Büyütüyorum”
100. Yıl Parkı Gastronomi & Kültür Sokağı İle Yüzbinleri Ağırladı
Malatya’dan Cop31 Antalya Yolculuğuna Gençlerin Güçlü Adımı
Başkan Taşkın’dan Yeni Çarşı Esnafına Ziyaret
Emniyetten Uyuşturucu Tacirlerine Darbe: 8 Tutuklama
Malatya’da Etkili Olan Yağış Sonrası Büyükşehir Belediye Ekipleri Sahada
Kuru Kayısı Sektörünün Geleceği İçin Lisanslı Depoculuk Semineri Düzenlendi
Serdar Yıldız’dan TFF’ye Çağrı: Amatör Kulüpler Yalnız Bırakılamaz
Mahmut Boyraz'dan Genç Girişimcilere "Yeni Üye Projesi" Müjdesi
Ticaret İl Müdürlüğü’nden Sıkı Denetim: Malatya’da Binlerce Ürün İncelendi
Malatya'da Uluslararası Beydağı Dağ Bisikleti Yarışı Kortejle Başladı
Hekimhan'ı Geleceğe Hazırlıyoruz
Battalgazi Belediyesi Yaz Okulları Şenlikle Tamamlandı
İlyas Mahallesi'nde Yeşilyurt Yaz Akşamları Coşkusu Yaşandı
Vali Yavuz, Pütürge İlçesinde Bir Dizi İncelemelerde Bulundu
Malatya Turgut Özal Üniversitesi Kurumsal Akreditasyon Belgesini Aldı
Ustalık Ve Kalfalık Sınav Başvuruları Başladı Son Başvuru 31 Ağustos
Kur’an Kursu Öğrencilerine Yüzme Etkinliği
